Bilinçaltı-Bilinç

BİLİNÇALTI NEDİR?

Bilinçaltı nedir? Psikolojinin temel kurucusu FREUD deyişiyle Bilincimizi, davranışları yöneten buz dağının görünmeyen kısmı bilinçaltıdır. Bilinçaltı nedir? %10 Bilinç iken %90 Bilinç dışıdır.Bugünkü algı ve düşüncelerimizin kaynağı orasıdır. Bilinçaltı nedir?

BİLİNÇALTI, ÖZELLİKLERİ VE ETKİSİ
BİLİNÇALTI NEDİR?

Bilinçaltı nedir? Bilinçaltı, bilinç düzeyinde olmamakla birlikte bilinci etkileyen ve dikkat ya da hipnoz aracılığıyla bilinçli kılınabilen zihinsel süreçlerin tümü, bilinç eşiğinin hemen altındaki zihinsel aktiviteler bütünü, alt bilinç seviyesidir.

Bilinçaltı nedir? Bilinçaltı, bireyin farkındalığı olmadan devam eden zihinsel aktiviteler kompleksidir. Belirli bir zamanda çaba ile hatırlanamayan sadece gerekliliğinde bilince yansıyan her türlü veri bilinçaltı seviyesinde tutulur. Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, bu bilinçsiz süreçlerin, kendileri hakkında bilgi veremeseler de, bir kişinin davranışlarını etkileyebileceğini belirtir.

Her zaman Bilinçaltı en güçlü silah olarak duyguları kullanır. Her davranışın atası düşüncedir ve düşünceler de bilinçaltı kalıplarından gelmektedir. Milyonlarca yıl tüm bilgi birikiminin depolandığı yer orasıdır. Anne ve babadan kalıtsal olarak geldiği gibi çevre, okul, arkadaşlar gibi çeşitli ilişkilerden de aldığı her şey orada depolanır. Buna hücresel bellek denir.  Bu bellek duygu ile ve anlam ile çalışır. Nasıl peki.

Beyin neo korteks orta beyin ve sürüngen beyin beyin sapı olmak üzere 3 e ayrılır.

Orta beyin limbik sistem duygulardan sorumludur. Kendine ve dışarıya, evrene mesaj verdiğin kısımdır. Bir duruma ne duygu katarsan o şekilde bu bölümden bilinçaltına akar ve tabi o şekilde dürtü olarak gelir. Bu yüzden duygu katarak hayal et ya da telkin yap denir. Bilinçaltı duygu ile çalışır orada zihinde olan değerlendirme anlam verme yetisi yoktur. Birisi kaza geçirir onu normal karşılar ve geçip gider, diğeri ise o kazaya anlam yükler duygu yükler ve depresyon yaşar panik yaşar vb. bunun yansımaları bedensel düzeyde de meydana gelir. Kalp arışı hızlanır mesela.

Olumlu bakış olumlu gider, değilse negatif gider, her bir negatif bakış bilinçaltından geri dönen bir askerdir. Bilinçaltı gördüğüne, duyduğuna inanarak programlanır. Çocuklarda ise 0-6 yaşa arası oluşur. Çocuk beni dinlemiyor diye kızmayalım,  onun elinde değil ilk oraya nasıl anlamlı gitti ise onu yapar, ya ilk doğru olanı siz gönderin ya da bilinçaltı güvenlik duvarına takılmadan orayı uzlaştırarak, merak etme seni değiştirmeyeceğim yaklaşımı ile dönüştürün. Oranın her üstüne gittiğinde askerler hareketlenir. Limbik sistemde duygunun ölçütü yok sen nasıl bakarsan nasıl duygu katarsan öyle kodlanır. Orası ile uzlaşarak, en başta da kabule geçerek başlanmalıdır.

Bilinçli olarak düşüncelere duygu katılmazsa evrensel zekâ ile iletişimin eksik kalır. Burada Duygular düşüncelerinin titreşimini artırır. Buda çekim yasasa konusudur.  Aynı düşünce de benzerini kendine çekecektir. Bilinçaltı duyguya duyarlı olduğu için içinde duygu olan her şeye yanıt verir.

Ayrıca bilinçli zihin onay verdiği düşüncelerin sık sık tekrarı ile düşünce kalıpları oluşturur ya da bu kalıplar dönüşür, bilinçli zihin onay vermesi önemlidir. Burada ise düzenli tekrarlı afirmasyonlar öne çıkıyor.

Bilinçaltı gerçek ve hayali ayırt edemiyor.

Araç kullanmak ile araç kullandığını hayal etmek zihin için aynı eylemdir. İşte burada önemli olan hayal gücü ve imajinasyondur. İnsan kendini hasta eder denilen nokta burasıdır. Birisine sen hasta mısın dersen, ya da iyi hissetmediği hasta olduğunu düşünürse oradan tüm vücuda hasta dürtüleri yayılır. Evet, tersi de doğrudur, hasta olan iyi olduğu hayalini imgelerse bu defa tersi işler, sağlık dürtüsü yayılır.

Jung der ki Bilinçaltı düşünceleri bilince çıkmadıkça hayatında karşına kader olarak çıkar, sen o kodları yaşarsın sonra da buna hep kader dersin. Çünkü o kodlar sana o inancı, o inancın ise yaşamını belirler.

BİLİNÇALTININ ETKİSİ VE ÖZELLİKLERİ

Bilinçaltı Özellikleri

  • Bilinçaltımız KÜTÜPHANE’dir. Doğduğumuz andan itibaren hatta insanlığın var oluşundan itibaren gelen tüm bilgilerin kayıtlı olduğu çok büyük bir arşivdir. Her şey bilinçaltımızda kayıtlıdır. Hatta sadece üç boyutla algıladıklarımız ve beş duyumuzun algıladıkları dışında. Amacımız bu kütüphaneden yararlanmaktır. Objektiften zihnin yargı duvarını aşarak, bilinçaltına geçen milyonlarca bilgi var ve bu bilgiler yararlanmamız için bizi bekliyor. Zihnimiz 1 sn.de 400 milyar bit bilgiyi içine alıyor ve bilinçaltına kaydediyor. Fakat bizler bilinç düzeyinde sadece 2000’ inden haberdar oluyoruz. Sizce de müthiş değil mi?

Bilinçaltı Hard Disktir.

  • Bilinçaltımız HARD DISK’tir. Zihnimizi bir bilgisayar olarak düşünürsek, bilinçli zihnimiz ön bilgileri alan küçük bir hard disk ve aynı zamanda monitördür. Bilinçaltımız ise tüm bilgilerin kaydolduğu ve programların yüklenip çalıştırıldığı Hard Diskimizdir. Burada hangi program yüklüyse biz bilinçli zihnimizde bu programa göre yaşarız. Programlar nasıl yazılır bilinçaltımıza? Yaşadıklarımızdan edindiğimiz kararlar sonucundaki yargılarımızdan yani kayıtlarımızdan. Bilinçaltınızda geçmişten getirdiğiniz bir kayıt olarak “paranın zor kazanılacağına” dair bir yazılımınız varsa, bilinçaltınız bu programa göre çalışır ve siz gerçekten parayı zor kazanırsınız. Ya da karşı ilişkiler üzerine “karşı cinse güven olmaz” gibi bir yazılımınız varsa sonuç zor giden ya da yürümeyen ilişkiler olacaktır. Bunu nerede mi göreceksiniz. Bakın yaşamınıza o sizin monütörünüzdür. Mönütörünüze bakın ilişkileriniz nasıl gidiyor, ekonomik durumunuz nasıl, başarılı mısınız, sağlıklı mısınız? Yaşamınızda bunlardan biri veya birkaçıyla ilgili sorununuz varsa, işte o zaman hard diskteki programlara, kayıtlara bakmak gerek. Demek ki burada sizi mutsuz kılacak kayıt veya kayıtlar mevcut

Bilinçaltımız enerji üreten bir DİNAMODUR

  • Bilinçaltımız enerji üreten bir DİNAMODUR; beynimizde nöronlar arasında iletişimi sinapslar sağlar. Sinapslar düşüncelerin enerjilerini nöronlara taşıyan elektrik ve bilgi yüklü yollardır. Tüm kayıtlarımız bu sinapslarla gerçekleşir. Zihnimiz bir dinamo gibi sürekli elektrik üretmektedir. Üretilen elektrik beynimizden dışarıya frekans yayınlamaya başlar. Zihnimizden çıkan frekans kendisiyle eş olan frekansla eşleşir. Örneğin sevdiği kişi tarafından aldatılmaktan korkan kişi “ya aldatılırsam” düşüncesinin yaydığı frekansla evrende eşleşme yaşayacaktır. Bu düşüncenin 7 Hz. cinsinden bir frekansı olduğunu düşünürsek çıkan frekans evrende 7 Hz.i arar ve bulur. Bu düşüncenin sahibi büyük bir olasılıkla aldatılır. Bu nedenle bizler düşüncelerimizle kendi yaşamımızı gerçekleştiriyoruz. 

Bilinçaltımız MIKNATISTIR

  • Bilinçaltımız MIKNATISTIR. Çok güçlü bir çekim gücüne sahiptir. Neleri çeker bu mıknatıs? Yukarıda bahsettiğimiz programları oluşturan kayıtların yaşamımızdaki gerçeklerini. Bu şu demektir, bilinçaltımızda hangi kayıt mevcutsa o kayda uygun yaşam deneyimlerini çekeriz. Kayıtlardan korkular doğar, korkulardan eskileri pekiştiren yeni kayıtlar. Tam bir kısırdöngü. Bir yerden başlamak gerekiyor, hangisini önce tespit edersek ondan. Korkuysa tespit edilen, korku enerjisini sevgi enerjisine dönüştürmeyi, kayıtsa tespit edilen, yaşamımızı olumsuz olarak etkileyen kaydın yerine olumlu kaydı yerleştirmek gerekiyor. Bunu yapamadığımız zaman bizi olumsuz etkileyen program çalışır ve bizler büyük bir çekim gücüyle, bu korku ve kayıtların doğurduğu deneyimler denizinde yüzeriz ve arzu ettiğimiz ufuklara yelken açamayız. Sonra da şunu deriz “ neden hep aynı tarz olaylar yaşıyorum”. Sebep mıknatısınızın çekim alanı. Öyle güçlü bir bilinçaltına sahibiz ki çekeceğimiz deneyimleri seçme şansımız var ve yöntemi aslında çok kolay ama emek isteyen bir çalışma.

Bilinçaltımız İLK YARDIM ÇANTAMIZDIR

  • Bilinçaltımız İLK YARDIM ÇANTAMIZDIR.  Bir felaket anında ya da bir kaza anında bilinçaltınız yardıma koşar. Yapmanız gerekli olan neyse bilinçli zihninizden bağımsız olarak bir anda sizi kurtaracak bir şekilde çalışır. Çünkü bizler aslında her durumda ne yapılması gerektiğini biliyoruz ama bu bilinç düzeyinde fark edilmiyor. Burada belirtmeliyim ki bazı ani şok durumlarımda bu mekanizma çalışmıyor ve kişiler donup kalabiliyor. Çünkü var olan korku o denli büyük bir enerjiye sahip oluyor ki nöronlar arasındaki elektriksel bağlantı kesiliyor. Ön lop’un çalışması “servis dışı” kalıyor.

Bilinçaltımız “MUCİT”tir.

  • Bilinçaltımız “MUCİT”tir. Bir çok sanatçı ve bilim adamı bilinçaltından gelen mesajları ya da bilişleri değerlendirerek evrakalar yaşarlar. Çünkü her bilgi burada yatmaktadır ve ona ulaşmak sadece yoğunlaşarak talep etmeyle gerçekleşir.
  • Bilinçaltımız bizimle konuşur. Bunu sezgiler yoluyla yapar. Hani deriz ya bazen içimden gelen ses, işte bu bilinçaltının sesidir. Bizler genelde bu sesi dinlemeyiz ve deriz ki mantığım böyle diyor. Burada mantığı yadsımıyoruz. Sadece mantığımız yargılarımıza göre hareket ettiğini ve yanılma payımız çok yüksek olduğunu belirtiyoruz. Sezgilere önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum dikkat edin her zaman içinizden gelen ses haklı çıkar.
Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
error: içerik koruması !!