QuantumSlider

KUANTUM DÜŞÜNCE TEKNİĞİ

YARATICI DÜŞÜNCE MODELİ

Kuantum düşünce; kişinin, hayatında istediği amaçlara bir bir ulaşmasını sağlayan düşünce modelidir. Öncelikle bizim, olmak istediğimiz kişi haline gelmemizin yolunu bize gösterir.

“SIRADAN DÜŞÜNCELER, İNSANIN KENDİ KONTROLÜNDE OLMAYAN, GELİŞİGÜZEL, OTOMATİK VE YARARSIZ DÜŞÜNCELERDİR. İNSANIN DOĞUMUNDAN BAŞLAYARAK ÇEVREDEN ALDIĞI MESAJLARI, OLUŞAN SAHTE BİR BENLİĞİN OTOMATİK REFLEKSLERİ BİÇİMİNDE CEREYAN EDER.”

Kişi, bu durumda seyirci gibi davranır. Oysa kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri arasındaki birebir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş inanç ve kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kuantum düşünce, kişinin, hayatında istediği amaçlara bir bir ulaşmasını sağlar. Öncelikle bizim, olmak istediğimiz kişi haline gelmemizi sağlar”.(R.Şanal Günseli)

Gerçekten de korku, endişe gibi düşünceler hayatımıza hiçbir yararı olmadığı gibi pek çok zararı var. Oysa ki Kuantum Düşünce Tekniği; yani “yaratıcı düşünce”, hayatımıza yalnızca olmasını istediğimiz şeyleri getirebilmemizi sağlar.

KUANTUM DÜŞÜNCE TEKNİĞİ

Kuantum Düşünce Tekniği ile Hayallerinize Kavuşmak Mümkün!

Kuantum düşünce, kuantum alanını etkileyen düşünce biçimidir. Bu alanı etkilediğinizde, hayatın her alanını etkilemiş olursunuz. Kuantum düşünce, vesvese, kuruntu ve vehimden farklı olarak tepkisel, otomatik bir düşünme biçiminden farklı olarak hücresel düzeyde etkili olan derin inançlarımızın etkilediği düşüncelerdir. İşte kuantum düşünce, yaratıcı ve değiştirme gücüne sahip bu tür düşünceyi temsil eder. Kuantum Düşünce Tekniği de temel düzeydeki bu düşünceleri değiştirmek için uygulanan yöntemleri içerir.

Sıradan düşünce, düşük frekanslı düşüncedir. Korku vehim ve güvenlik ihtiyacından kaynaklanır. İnsanın kendi kontrolünde olmayan, gelişigüzel, otomatik ve yararsız düşüncelerdir. İnsanın doğumundan başlayarak çevreden aldığı mesajları, oluşan sahte bir benliğin otomatik refleksleri biçiminde cereyan eder. Kişi bu durumda seyirci gibi davranır. Sanki kendi kafasının içinde kendi kontrolü dışında düşünen bir başkası var. Bu yüzden kişi pasif durumdadır. Ne istediğinden çok, ne istemediğine odaklanır. Sorumluluğu yüklenmekten çok, hep bir başka şeyi suçlamaya yöneliktir.

Oysa kuantum düşünce tekniğinde kişi, yaşadığı olaylar ile düşünceleri arasındaki bire bir ilişkiyi fark eder; şu anda yaşadığı her şeyin geçmiş inanç ve kabullenişlerinin sonucu olduğunu bilir. Kişilere ve olaylara takılıp kalmaz. Sebep aramaz, şikayet etmez. “keşke” demez. Sadece geçmişi arındırıp geleceği yaratmakla ilgilenir. Kuantum düşünce, insanın sakin bir uyanıklık durumundayken ürettiği yaratıcı düşüncelerdir.

Pratik olarak kaliteli düşünceler ki bunlar yüksek frekanslı düşünce ile gerçekleşir. Şükür, sevinç, neşe gibi. Hayatımıza aynı biçimde “yüksek nitelikli şeyleri” sokar. Bolluk, bereket, sağlık ve afiyet şeklinde özetleyebileceğimiz bu sonuçlar keyifli bir çabayla kolayca hayatımıza girer. Aynı zamanda beden sağlıklı bir şekilde işler. Çünkü hastalık, düşük nitelikli düşüncelerin ürünüdür.

Kişi önce, gün içinde kullandığı dili inceler.

Bunların içinde kendisini geliştirmeyen, ileri götürmeyen, mutlu etmeyenleri ayıklamaya başlar. Bunların yerine pozitif söylemleri koyar; “ben şanssız biriyim” yerine, “her şey beni destekliyor” gibi. Sonra hayallerini amaçlarına göre düzenler. Neyi istiyor ve arzu ediyorsa, sanki onlara şimdiden ulaşmış gibi net ve açık imgelemeler yapar. Nasıl biri olmak istiyorsa, onun gibi davranır. Başlangıçta bu konuda biraz zorlansa bile, sonra yeni düşünce ve tavırlar alışkanlık haline dönüşür. Bilinçaltının olağanüstü gücünü kullanmaya başlar. Sezgilere ve ilhamlara açar kendini. Bilinçaltının uyarılarına ve desteklerine kendini açar.

Bu teknik sadece bir konuda değişim yaratmaz total bir değişim sağlar. Zaten gerçek değişim bütüncül bir bakış açısından doğan, total bir değişimdir. İnsanın derin düşüncelerini değiştirince hastalıkları iyileşeceği gibi, özel ilişkileri düzene girer ve hayatına daha çok bolluk akar. Sen ne bekliyorsun? Önemli olan budur. Bunu her halinle sergilemelisin.

Kalıcı olur. Çünkü değişim çok derin düzeyde, hücresel bellek düzeyinde gerçekleşir. Karakteri yeniden inşa eder. Alışkanlığa dönüşür. Temel olarak karakter düzeyinde inşa edilen tutum ve davranışlar kalıcı etki yapar. Ayrıca kendi hayatında aktif ve yaratıcı olabildiğini gören insan yavaş yavaş kendisiyle ilgili büyük bir özgüven geliştirir. Bu süreç adım adım ilerleyen bir gelişme seyri takip eder. Her bir adım kişiye kendi gücünün sınırları konusunda yeni fikirler sunar. Sonunda sınırsız ve sonsuz bir gücü olduğunu fark eder.

Kuantum Düşünce, aslında insanların çoğunun gerçekte böyle yaşamak istemediklerini fark etmekten doğan bir bilgiden de hareket eder. Bunu istiyor gözükebilirler. Bunu söyleyebilirler. Ama doğru değildir bu. Çünkü isteseler yaparlardı. Tam tersine ters bir mantıkla ( Nasıl bir mantıksa bu!) Örneğin güven içinde olmayı başarısız olmakta bulabilirler. Zaten işin esası bu yanlış stratejiyi terinse çevirecek yöntemi bulmaktır. İşte Kuantum Düşünce bunu başararak kişiye tekrar hakkı olan mutluluğu elde etmesi için gereken imkanı verir. 

Kuantum Düşünce Modeli Bilinçli Seçimdir.

Ne istediğini, ne olmak istediğini sen seçer ve onu düşünür onu tasarlarsın. Asla imkânsız demezsin, nasılını bilmesen de ona odaklanırsın, nasılı zaten bunu büyülü yapan şeydir.

Hepimiz Halifeyiz. Tasarlayan, isteyen seçen, onun sorumluluğunu alan ve yeniden yaratan (tanrısal yaratma değil bu) bir varlık.  

Çünkü bize sınırsız bir dünya sunuyor. Büyülü bir dünyanın kapısını aralıyor. Bizi bir seyirci ve figüran olmaktan, oyuncu olma seviyesine yükseltiyor. Şeylerin hiç de göründüğü gibi olmadığını gösteriyor bize. Aslında Kuantum Fiziği Aydınlanma çağının fiziğidir.

Yeni bir perspektif sunuyor, yeni bir bakış açısı sunuyor.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
error: içerik koruması !!