Quantum

KUANTUM OLASILIK NEDİR?

Olasılık derken aslında hepimizin aklına aynı şey geliyor, yani bir şeyin olup olmama durumu aklımıza geliyor. Kuantum olasılık ise bundan çok farklıdır. Olasılık ve kuantum olasılık farklı kavramlardır. Birisi tamamen bilgisizlikten ve netlik olmamaktan kaynaklanıyor iken diğeri de hem gözlemci etkisinden hem de ihtimallerin aynı anda var olma eğiliminden kaynaklanıyor. İşte burası kuantum olasılık alanıdır.

Klasik Olasılık

Klasik anlamda olasılık kavramı, nesnelerin varlık durumlarıyla ilgili bilgi eksikliğimizden dolayı ortaya çıkar. Örneğin birini seçip açmanız için karşınıza iki kapalı kutu konduğunu ve bu kutulardan birinde sizi bekleyen güzel bir hediyenin olduğunu farz edin. Söz konusu hediyeyi yakalama şansınız %50’dir. Bu olasılıkla karşı karşıya kalmanızın nedeni ise hediyenin kutulardan hangisinde olduğunu bilmiyor olmanızdır. Hediyenin varlık durumuna ait bu bilgi eksikliği, oyunun nasıl sonuçlanacağına dair söz konusu belirsizliği meydana getirir. Klasik anlamda olasılık, hali hazırda varlık halinde olan bir nesneye ait bilgisizliğimizden kaynaklanan bir kavramdır.

Yani klasik olasılığın yanında her zaman bu olasılığın doğrudan alakalı olduğu fiziksel bir nesne vardır. Ancak kuantum olasılığına baktığımızda meselenin bundan çok daha farklı olduğunu görürüz.

Kuantum Olasılık

Klasik olasılıktan farklı olarak kuantum teorisinde, olasılığın yanında bu olasılığa karşılık gelen ve varlık halinde bulunan bir nesne yoktur. Var olan tek şey olasılıktır. İşte bu ilginç gerçek, kafaları karıştıran ve kuantum mekaniğini çok tuhaf bir teori haline getiren meselelerden biridir. “Bir elektrona bakmadığınız sürece onun ne yaptığını bilemezsiniz” şeklinde ifadeler duymuşsunuzdur.

Klasik olasılıkta, kutuları açıp bakmasanız dahi kutulardan birinin içindedir. Fakat kuantum dünyasında, açıp ölçüm yapmak suretiyle tespit etmediğiniz sürece, kutulardan birinde bir elektron yoktur. Çünkü kuantum mekaniğinde, parçacıkların klasik anlamda konum veya momentum gibi kesinlik barındıran özellikleri yoktur. Bunun yerine, konumu veya momentumu tespit etmeye kalktığınızda, hangi olasılıkla hangi sonuçları elde edeceğinizin bilgisini barındıran olasılıklar bütünü veya teknik tabiriyle “kuantum olasılık dalgası” vardır.

Kuantum teorisine göre parçacıkların aynı anda birden fazla yerde bulunması değil aynı anda birden fazla yerde bulunan şey parçacığa ait kuantum olasılık dalgasıdır.

Bu nedenle yapılacak herhangi bir deneyde, parçacık davranışından ziyade dalga davranışı kendini gösterir. Kutu örneğinde olduğu gibi kutularda var olan şey, elektronun bir parçacık halinde var olma potansiyelini tanımlayan kuantum olasılık dalgasıdır. Elektronun söz konusu olasılık dalgası kimliği, kutulardan birini açıp tespit yapmak suretiyle bir ölçüm gerçekleştirdiğinizde, kesin belirlenmiş bir duruma dönüşür ve elektron bu noktadan itibaren parçacık kimliği ile varlık kazanır.

Şu noktaya çok dikkat ediniz: Açtığınız kutuyu ya boş ya da dolu olarak gözlersiniz. Boş kutuya denk geldiyseniz, elektron kesin olarak öbür kutudadır artık. Dolu kutuya denk geldiyseniz diğer kutu kesin olarak boştur. Ancak bu tespiti yapmadan önce elektron hiçbir kutuda parçacık formunda varlık halinde değildir. Var olan ve kutuları dolduran, elektronun olasılık bilgisidir. Kuantum felsefesine göre de olaylar iyi ya da kötü kutuda değildir ve tüm olasılık bilgileri mevcuttur. Ancak siz hangi kutuyu açar iseniz yani neyi gözlemler iseniz onu kutuya yani yaşam alanınıza çekersiniz.

Ek olarak,

Burada kuantum mekaniğinde bir elektronun parçacık formundaki varlığından önce olasılık bilgisi formundaki varlığı esastır. Kuantum fiziği gözüyle baktıkça evren, büyük bir makineden ziyade büyük bir bilgi bütünü olarak görünüyor diyen ünlü kuantum fizikçisi James Jeans’in bu sözü çok anlamlıdır.

Kuantum mekaniğinde parçacıklara ait olasılıkların bilgisi Schrödinger dalga denklemi adı verilen matematiksel bir formülasyon ile tanımlanır.

Herhangi bir parçacığın durumunu tespit etmek için bir ölçüm yapıldığı zaman, parçacığa ait olasılık dalgasının barındırdığı olasılıklardan biri gerçekleşmiş olarak gözlenir.

Kuantum dünyasının olasılığa dayalı gerçekliğinin kökeni Heisenberg’in ortaya attığı belirsizlik ilkesine gider. Kuantum olasılık kavramında olduğu gibi, kuantum belirsizliği kavramı da bu nedenle klasik belirsizlikten farklıdır.

Örneğin evinize bir şey alacaksınız ve öncelikle o şeyin fiyatına bakarsınız. Fiyatları inceleme ihtiyacınız, ilk başta bu bilgiye sahip olmamanızdan kaynaklanır. Dolayısıyla o ürünün fiyatı üzerindeki etikete göz atmadığınız sürece sizin için belirsizdir. Siz bilmeseniz de onun bir fiyatı vardır. Ancak açık artırmadan bir şey alacak olursanız da yine belirsizlik vardır çünkü belirsizliğin nedeni o şeyin fiyatının henüz varlık haline gelmemiş olmasıdır. Henüz açık artırma netleşmedi. Fiyat, açık artırma sonuçlandığı zaman belirsizlikten çıkıp belirli bir değer alacaktır. Kuantum belirsizliği de bunun gibidir. Gözlem sonucu elektronun fiziksel bir parçacık kimliği ile varlık kazanması gibidir. Aslında klasik anlamda olasılık ve belirsizlik subjektif bir kavram iken, kuantum dünyasında olasılık ve belirsizlik evrenseldir. Kuantum dünyası hem genel hem de olasılık dünyasıdır.

Kuantum Olasılık ve Yansıması

Kuantum felsefesi de yaşama olasılıklar alanı olarak bakar. Sen bilmesen de dalga boyutunda tüm olasılıklar vardır. Önemli olan ise gözlemci olan senin konumundur. Yukarıdaki örnekteki gibi iki kutuda olasılık bilgisi ile doludur ancak sen bir kutuyu gözlemlediğin zaman o kutuya olasılığın bilgisi dalga boyutundan iner ve o kutu da onunla dolar. Önceden o kutuda olasılık bilgisi var iken sen gözlem yapınca olasılık bilgisi parçacık boyutuna geçer. O zaman o kutuları senin gözlemin şekillendiriyor. İşte burası önemli noktadır. Mevlana dediği gibi dünyada olabilecek her bir olay için misal âleminde sayısız ihtimal uyur ve sen neyi uyandırıyorsun?

: https://www.kuantumbilincalti.com/kuantum-uygulama/

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
error: içerik koruması !!