Quantum&Farkındalık

QUANTUM & FARKINDALIK MERAK EDİLENLER 1

Yeni İnsan ve Evren Algısı

Quantum & Farkındalık en çok merak edilenler bu seride ele alınacaktır. Quantum alanında batının çağdaş bilimi ve doğunun bilgeliği iç içe geçmiştir. Quantum & Farkındalık, Tasavvuf alanı benzerliklerle doludur. Quantum okuma için

Yaratıcı-insan-evren ilişkisi, ilk çağlardan itibaren dikkat çekmiş; din, felsefe ve bilimin ilgi odağı olmuştur. Evrenin gizemi her dönem ilgi odağı olmuş ve insanlar çeşitli isteklerini bu gizemde aramışlardır.

Evreni hem sosyal bilimler hem de fen bilimleri inceler. Fen bilimleri alanında evrenin yapısını, gizemini inceleyen 3 ana yasa grubu karşımıza çıkmaktadır; Maxwell yasaları, Newton yasaları ve kuantum yasaları.

En dikkat çekici olanı ise kuantum yasalarıdır. Çünkü kuantum yasaları ile insan ve evren algısı bilinenin ötesine geçmeye ve değişmeye başlamıştır. Evrenin karşısında insan algısı değişmeye başlamıştır. Önceden pasif olan ve etkilenen insan artık aktif olan ve etkileyen bir konuma yerleşmiştir. Kuantum süreci insana kendi gücünü fark ettirmiştir. Bunu yaparken de deneyleri ve sayısal hesapları kullanmıştır.

Kuantum söylemlerinde doğunun izleri ve bilgeliği karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan kuantum batının çağdaş bilimi ile doğunun bilgeliğini birleştiren bir bilim dalıdır.

Avrupa’ya uzun yıllar hakim olan Batlamyus’un dünya merkezli evren fikrinin yerini, bilimin ilerlemesiyle güneş merkezli evren görüşü almaya başlamıştır.

Newton fiziğinin gelişimiyle ve onun prensipleriyle kilisenin bilim üzerindeki otoritesi tamamen yıkılırken; kilisenin yerini bilim ve akıl almaya başlamıştır.

Quantum Fiziği İle Yeni Algı

Bilimin her şeyi çözebileceği şeklinde özetlenebilecek olan akla dayalı bu evren fikri, bin yedi yüzlü yıllardan itibaren hakim olmuştur. Tam da her şey artık akıl ve fizik kurallarıyla çözülebilir denilen bir sırada yirminci yüz yıllın başında tüm hesapları bozan ve kuantum denen bir teoriyle alt üst olmuştur.

Bu teori, her şeyin Newton prensipleriyle açıklanamayacağı, aklın tek otorite olamayacağı fikrini doğurmuş, duygu, düşünce, enerji, din ve mistisizme adeta kapı aralamıştır.

Kuantum teorisinin deneylere dayandırarak açıkladığı bu yeni evren ve insan fikri, Mevlana, şems, yunus emre gibi tasavvuf ehli kişilerin yüzyıllardır anlatmaya çalıştıkları evren ve insan görüşleriyle ilginç bir şekilde uyuşmaktadır. Dedelerimizden ninelerimizden Mevlana gibi gönül ehli kişilerden duymuş olduğumuz o bilgece cümleler kuantum yaklaşımında karşımıza çıkmaktadır. Bu süreç insanı kendi gücünü keşfetmeye ve aradığını kendi içinde aramaya yönlendirmiştir. İnsanın kendi iç dünyasının esas olduğu kanısı yerleşmeye başlamıştır. Tam da Mevlana’nın demiş olduğu aradığını kendi içinde arama süreci.

 İşte bu seride, insana evrene yaşama dair bu iki dünya görüşü hakkındaki en çok merak edilenlerden ve benzerliklerden sırayla bahsedilecektir.

Kuantum teorisinin ortaya koyduğu sonuçlar ile ana dolunun bilgeliği, tasavvuf felsefesi açısından görülen bir takım benzerlikler, dikkat çekicidir. Kuantum fiziğinden önce, hakim olan klasik fizik, akla aşırı derecede önem atfetmiş ve adeta yaratıcı inancına duyguya ruha enerjiye yer bırakmamıştı.

Kuantumla beraber, evrenin sanılanın dışında daha karmaşık ve anlaşılmaz bir yapıya sahip olduğu, maddeyi oluşturan atom veya atomu oluşturan parçacıklardan ziyade, evrenin sürekliliğinden bahsedilebileceği anlaşılmış oldu.

Atom altı dünyanın hareketsiz olmadığı, maddenin özünde katı olmadığı, maddenin bizden ayrı olmadığı ortaya çıkmaya başladı.

Quantum & Farkındalık Tasavvuf Benzerliği

Bu da evreni sürekli yenileyen, her şeyi her an yok edip-var eden bir yaratıcı inancına ve bütünsel evren algısına yönlendirmişti. Einstein bu süreci görünce tanrı zar atmaz demişti. Rahman suresi 29, göklerde ve yerde ne varsa hepsi isteklerini ona sunarlar o her an yaratma halindedir.

Kişinin kendine yönelişi tekrar önem arz etmeye başladı. Hem kuantuma göre hem Mevlana ya göre istekler içeride aranmalıdır. Çünkü hem o güç insana verilmiştir hem de dışarıda aradığın her şey kendi içinde vardır ve içeriden bağımsız bir dışarısı yoktur. Sadece ona dokunman gerekiyor ama nasıl, buna da geleceğiz.

Kuantum fiziğinin söylemleri Anadolu söylemleriyle ve tasavvufi söylemlerle birçok açıdan benzerlik göstermektedir.

Kuantumda akla ve sağduyuya ters gibi görülen bulgular, fizikçileri hayrete düşürmüştür. Fizikçiler ilk başta deyim yerinde ise gözlerine, deneylerine inanamamışlardır. Akla ters gibi görülen ancak deneylerle ortaya konulmuş olan bu yeni teori ile birlikte, az sayıda da olsa bazı fizikçiler mistik düşüncelere yönelmiştir. Bazıları da gerek uzak doğu gerekse tasavvuf felsefesi hakkında araştırmaya başlamışlardı.

Sürekli gelişen bilim içerisinde bilgelik söylemlerinin karşımıza çıkması güzeldir. Çünkü zihin beden ve ruh bir bütündür ve insan da yaşadığı evrenden ayrı değildir. Tıpkı bir damlanın denizden ayrı olmadığı gibi.

Her gününüz bir öncekinden daha güzel olması dileğiyle.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu
error: içerik koruması !!